3 Eylül 2013

İşimin ilk karı

Sabah 9'da kardeşimin zoruyla kalktım. "Abla sen işe gitmeyecek misin?". Perdeyi bir açtım ne göreyim, kar yağıyor. Arabayla çıkmak ya da çıkmamak arasında kalsam da "Hadi bir şey olmaz gidilir" dedim içimden. Demez olaydım. Mezarlığın oradan geçerken (işe giderken oradan geçiyorum kulağa biraz ürkütücü gelebilir) işin ciddiyetini anladım. Minibüsler bir de baktım geri geri gelmeye, zik zaglara başlamış.


Ardından benzinciye girdiğimizde "Okula çıkıyorsanız sakın gitmeyin yol çok fena" uyarısını aldım. Devam ederken 10 metre ileride, polis kar lastiği olmayanları çeviriyordu. Kar lastiği de olduğundan devam ettik. Daha doğrusu edemedik; kayanlar, korkudan sağa çekip duranlar, durup kalkamayanlar derken normalde tam 13 dakika süren yol ,55 dakika sürdü. En son kepçenin arkasına takıldım da geldim yani. Bu arada kardeşime de "foto çek, foto çek" diyerek. Tweet atma peşindeydim.






Otoparkta da benden başka akıllı! yoktu. Tabi herkes işi biliyor. Millet saat 12 gibi yavaş yavaş dökülmeye başladı. Muhabbetleri de tahmin edersiniz. "Nasıl geldin? Yok şöyle trafik, böyle kayanlar..."


 Yanlız başına bir minnoş :) 

Bu arada saat 1'e yaklaşıyor ama kar bütün şiddetiyle devam ediyor. Eve nasıl döneceğim konusuna gelince... Bakalım hayırlısı.

Ders çalışmaya başlamam lazım ama kara aldanmış haldeyim. Bugün ki bahanem de o olacak galiba :)

1 yorum:

Yorumlarınız benim için önemli..