3 Temmuz 2014

Midilli 1. Gün


Merhabalar, Midilli yazıma kaldığım yerden devam ediyorum.  Yaklaşık 1.5 saatlik bir yolculuğun ardından 
Midilli  yani Lesvos adasına varıyoruz. Aslında adanın adı Lesvos Midilli ise başkenti gibi :) Ben Midilli diye anlatmaya devam edeceğim bilgilerinize....


lesvos overview
Merhaba Midilliiiiii :)

lesvos overview
Midilli'ye Yaklaşırken :)


Midilli'ye gelince çok kısa bir sürede pasaport kontrolünden geçiyoruz. Elimizde çantalar -sanki 10 gün kalacakmışçasına- arabayı önceden kiralamış olduğumuz (Best Rent a Car) ofisi bulmaya çalışıyoruz. 
Neyse efendim döne dolana adamın yerini buluyoruz. Meğer vapurdan inince sola doğru yürümek gerekiyormuş :)

Arabayı alıp, yola çıkıyoruz.  (İki gün için 54 euro, Hyundai i10) Oradan da bize haritalar falan veriyorlar. Hepsini dolduruyorum torpidoya ve yola çıkmaya hazırız.

Bu noktada tabii aşağıya bir Midilli haritası eklemem gerekiyor ki, nereden nereye gittiğimiz belli olsun :)

Aslında planımız kısaca şu şekilde idi, sağdan sağdan kuzeye doğru kalacağımız yer olan Anaxos'a ulaşmak, Molyvos'u gezmek, oradan aşağıya yani güneye Skala Kallonis'e geçmek, Midilli merkeze ikinci gece kalacağımız otele geçmek oradan Plomari'yi gezmek, son gün ise Midilli merkezde takılmak :)




Minik arabamızı alıp, sağdan sağdan yukarıya devam ediyoruz. Hani biraz Yunan ezgileriyle gezelim desek de imkanı yok TRT fmden başka birşey çekmiyor :)

Çok ufak bir mola verelim diye sağdan bir yerden sahile inip kahve molası veriyoruz :)

lesbos island


Valla şu an nerede durduğumuzu hiç hatırlamıyorum. Tabii haritamızın üstünden geçmeyi ihmal etmiyoruz bu arada <3 Annemin son anda çantama tıktığı antep fıstıklarını lüpletmeyi de ihmal etmiyoruz.

Yola devam ederek öğle yemeği molası için seçtiğimiz Skala Skamias'a (Sykaminia) gidiyoruz. Oturduğumuz restaurantın adı "Under The Tree". Grek salad, bir bira, iki kola, kalamar, patates kızartması için yaklaşık 28 Euro ödüyoruz.Bu arada bol bol da ikram geliyor :)

lesbos village

Ben nerede kediler orada :) Fakat hayatımda bu kadar çirkin kediyi bir arada görmemiştim. Türk akını bu sahil kasabasından itibaren başlıyor. Her yerde Türkçe konuşanlar, bağıranlar, çağıranlar görmek mümkün. Zaten Türkçe menüler hemen oturunca önünüze geliyor. 

Skala Skaminias minnacık bir sahil kasabası. 3 lokanta, iki ufak dükkan var. Sanırım bir-iki motelde vardı. Hava da yavaş yavaş çiselemeye başlayınca buradan kaçıyoruz. 

Bir sonraki durağımız Anaxos, çünkü gece burada bir pansiyonda kalacağız. Bir gece için Anaxos Hill Village'e 30 Euro veriyoruz. Odada hoşgeldiniz ikramı olarak iki şişe ufak ev yapımı şarap bizi bekliyor :) Nasıl bir yerdi derseniz Türkiye'de böyle yerlerde kalmam da -ya da tercih etmem diyeyim- yurtdışında idare ediyoruz. Manzarası çok güzel fakat yazın denize girmenin zor olacağını düşünüyorum. Deniz pek güzel değildi :(

lesvos

Eşyalarımızı yerleştirince, yakındaki ufak kasabaya markete gidip biraz kayıntı alalım diyoruz. Gideceğimiz ufak kasabanın adı Petra. Sevimli hoş bir yer :) Bir dünya pastane, ufak pansiyonlar, marketler var.

petra lesvos


Bu kasabada sanki Cunda havası vardı. Belki yazın gelinebilir, kafa dinlemeye. Ama deniz nasıl olur bilemedim. Gittiğimiz zaman karman çorman ve dalgalıydı :)

Buradaki marketlerden de cips,bira yüklemesi yapıp pansiyona geri dönüyoruz. Bacardi Breezerlar 2,20 Euro bence pahalı. Hımm buradan bir de salam alıyoruz, neden derseniz, sevgilim balık tutacak ve yemlerini unutmuş. Tabii salama balık falan gelmiyor :) Biz de biraz bira biraz kekikli cips ile manzarının keyfini çıkarıyoruz. Güneşi batırıyoruz :)
Üstüne sızıp iki saat uyuyoruz heheh... 

anaxos

Kalktığımızda saat dokuz olmuş. Üst baş değiştirip, yemek için Molivos'a geçiyoruz. Molivos'ta adı çıkmış meşhur yere değilde onun bir yanındaki yere geçiyoruz. Neden? Çünkü daha uygun fiyatlı :)

Yediğimiz yerin adı ise "To Quzadiko" aklımda tutmanın imkanı yoktu check-inlerimden buldum :)

Molivos restaurant


Yemekler idare eder. Zaten kabak çiçeği yerine kabak kızartması sipariş etmiş olmak ve kalmasın diye yemek moralimi bozuyor. Bende moralimi mükemmel house wine ile düzeltiyorum :) Bu arada yemeğin üstüne uzo, karanfil, su karışımı bir schnaps -hazmı kolaylaştıran alkollü içeçek- getiriyorlar. İçince başka şeyler de olabilir ama bu kadarını aklımda tutabilmişim gerçekten o da çok güzeldi :)

Sahilden devam ederek "Habana" adında bir bara geçiyoruz. Ben içmeye devam ediyorum. Sonra buradan sıkılıp çok beğendiğimiz "Congas Beach Bar'a" geçiyoruz. 

molivos beach bar


Biraz daha kokteyllerden devam edip, tatlı bir kafayla pansiyona doğru yol alıyoruz. Bu arada kokteyl fiyatları 7 Euro civarındaydı ki, normal olduğunu söyleyebiliriz :)

Tekrar Midilli'ye gidecek olursam, kesinlikle 1-2 gece Molivos sahilde güzel bir otelde kalırım. Ama o kadar yeter, azı karar çoğu zarar. Petra'da cafelerde tıkınırım, dar sokaklarında bol bol resim çekerim.

Sonra da sevdiğim bir diğer yere geçerim...

Şimdi sırada ikinci gün var :)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız benim için önemli..