1 Kasım 2014

Bir Aşerme Macerası :)


Geçen hafta Salı günü kocişe dedim ki "Bu salon Tombi kokuyor" o da "Yok sana öyle geliyor, ayak kokuyor" diyerek midemi bulandırdı. Sonra "Gidip alayım mı?" dese de "Aman yok bu saatten sonra yemeyim boş kalori" dememle konuyu kapattık.

Ertesi gece "Yine Tombi kokuyor" diye isyan etmemle, dayanamadığıma karar verdim. Ve kocayı yan sokağa, yani beş dakikalık mesafeye Tombi almaya gönderdim.

Aradan 20 dk geçti adam piyasada yok. Merak ettim aradım haliyle alt tarafı büfeden Tombi alıp gelecek yani atla deve değil ya :)

(Peki şu satırları yazarken canımın mücver çekmesi neyse:)

Konuyu dağıtmayalım aradım kocamı dedim "Neredesin?" -"Valla hiç bir yerde Tombi kalmamış arabayla benzin istasyonuna gidiyorum, sen hala Tombi satıldığına emin misin?" dedi. Ben de "Tabii ki eminim daha geçen hafta aldık ya, daha neler!" dedim. 

Bu arada da Tombi bulamamasına inanamıyorum. Watsap'dan kız kardeşime yazıyorum. "Sidar Tombi almaya çıktı, hiç bir yerde bulamamış arabayla arıyor" diye. Dilara'da "Hay allah ben İzmit'ten getirirdim gelseydim" diye cevap yazıyor. Aradan bir dakika geçti geçmedi watsaptan yeni bir mesaj, baktım Dilara'dan "Abla sen Tombi diye mi arattırıyorsun Sidar Abi'ye" deyince bende jeton düştü.

İstediğim şey Cheetos fıstıklı ama ben ona Tombi diyorum. Zavallıma da 1990'da artık kaçta tedavülden kalktıysa onu arattırıyorum.



Neyse kocaya gerekli açıklama yapılmak suretiyle cheetos fıstıklıya kavuşuldu. İki paket yenerek aftlara davetiye çıkarıldı. 

Ama bizim zamanımızda bunun adı Tombi'ydi. Ben hala doritosa da panço derim napalım :)

İşte aşerme maceramız da böyle gülme krizleriyle sona erdi :D


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız benim için önemli..