14 Mayıs 2015

Nasıl Doğuramadım? - Bölüm 3

Artık bebekli bir anne olduğumdan yazmam daha da zorlaştı. Emzirmekten başka hiç bir şey yapmıyormuşum gibime geliyor :) Neyse ben şimdi nasıl doğuramadım kısmından devam edeyim.

En son suni sancı taktılar demiştim. Başta sancıyı azar azar vermeye başladılar. Tabii yine NST'ye bağlıyorlar ara ara. Bakıyoruz arada hafif hafif sancı geliyor. Ama çok da rahatsız edici değil. Doğumhanede yatakta yatıyorum. Doğumhaneleri hep böyle soğuk çirkin yerler olarak hayal etmiştim. Maaşallah benim doğumhane spa merkezi gibi :) Ayarlanabilir loş bir ışıklandırma, karşımda tv elimde kumanda, fonda doğa sesleri falan. Daha sancıda kendini hissettirmediği için keyfim yerinde. Yanlız derece olarak odanın içi gerçekten soğuk üzerime bir yorgan örtüveriyorlar. Hala daha suyum gelmeye devam ediyor. 

Üstümde anneme "Ben totom açıkta gezmem, bana hastane kıyafeti yap" dediğim için diktiği hastane kıyafetimle yatağın içinde oturuyorum. Arada hemşireler gelip açıklığa bakıyor ama bende hiç bir değişiklik yok :(

NST'yi çıkarınca diyorlar ki "Yatmayın da açılmanız artsın!". "Bana uyar" diyorum. Elimde oksitosinim düdük kadar koridorda yürümeye başlıyoruz. Sancılar artık yavaş yavaş kendini göstermeye başlıyor. 70-80... Acaba diyorum bunun maksimumum kaçtır, 120'de sonrasını alet göstermiyormuş. Sancı gelince nefes ve derin gevşeme workshopunda öğrendiğim nefesleri uygulamaya başlıyorum. Valla da işe yarıyor :) Sancı başlarken tam bir göğüs - karın nefesi, ardından sancı bitene dek karına nefes alma ve nefesi verme, sancı bitiminde tekrar tam bir nefes :) Ama sancılar çok çok dayanılmayacak gibi değil. Arada beni çağırıyorlar tekrar NST ve tekrar çatı muayenesi açıklık 2 cm :(

Bu arada saatlerimiz öğleni gösteriyor. Açılamadığım için küçük spa merkezine benzer odamda Hypnobirthing kitabında okuduğum "Bir gonca bir çiçek gibi rahminizin açıldığını düşünün..." olumlamalarını düşünüp konsantre olmaya çalışıyorum. Yok anam o da işe yaramıyor :D

Hemşireler pilates topunu deneyelim diyor. Ona da "Tamam" diyorum. Elimden gelen herşeyi yapmam lazım açılmak için :) Bu arada da aklımdan "İyi ki pilates topunu buraya taşımamışım" diye geçiriyorum. Malum doğumhanede varmış :)

Pilates topu şöyle kullanılıyormuş. Üstünde hafifçe yaylanıyorsunuz (zıplar gibi ama hafifçe). Sancı gelince sağa sola doğru yaylanıyorsunuz. İşe yarıyor valla. Tabii sancı ile baş etmede. Yapılan kontrol sonucu görüyoruz ki yine açılma falan yok.

Bütün bu süreçler arasında yine koridorda yürüyoruz. "Bir de doğum taburesini deneyin, oturmayın" dedikleri için onu da deniyoruz. Taburenin ortası "U" şeklinde açık gibi. Bacakları güzelce iki yana ayırıp oturuyorsunuz başka da bir şey yapmıyorsunuz. Bu arada şakırdamaya devam ediyorum, neye oturursam altımda yetişkin bezinin dışında örtüler örtüler :)

Saat 2 civarı bakıyoruz 2.5 cm açılmışım. Yani milim milim gidiyoruz. Bu arada lavmanımı da olup rahatlıyorum. (Bence berbat bir şey) "İsterseniz daha fazla sancı çekmeyin epidurali yapalım, belki gevşeyince açılma daha fazla olur" diyorlar. Bende "Olur" yapalım diyorum.

Böylece epidural safhasına geçiyoruz :) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız benim için önemli..