18 Eylül 2015

Yaz ile İlk Günler (Ev)

Kontesimizi eve alıp getirdikten sonra -tabii arabada anakucağının içinde de ufaklığından yüzüyordu- yatağına yatırdık ve uyudu.

Kilosu düşük olduğundan doktor "2 en fazla 3 saatte bir emzireceksiniz" dedi. Çocuk uykusundan uyanmaz (uyansın diye altı açılır ıslak pamukla silinir), uyanır emmeyi beceremez. Sol göğsün ucu yok diye tutamaz. Aman ne memesel meseleler, ne sorunlar... Zaten emzirme acılarının yanında, sezaryen acıları devede kulak kalır!

İşin komik yanı eve geçtikten bir iki gün sonra insan "Bebek bakmak ne kolaymış, ben bir iki tane daha yapayım!" şeklinde düşünüyor ki aradan günler geçince bu lafları çok güzel yutuyor :) Ne de olsa emzir koy, hop uyuyor, altını temizle, yatır yine uyuyor. Ne ala memleket :)

Bir de allah razı olsun kayınvalidem-annem nöbetleşe üç ayın sonuna kadar hem bana, hem bebeğe hem de eve çok güzel baktılar. Hakları zor ödenir. Bir hafta biri bir hafta biri kaldı.

Neyse ilk günler yaşadığım temel sıkıntılardan bahsetmek istiyorum;

1. Kıyafetlerin olmaması. Hepsi o kadar büyük geldi ki prematüre kıyafet almak zorunda kaldık. Çocuğuma anca oldu.

2. Kilo aldı mı, almadı mı? Düşük kilodan dolayı kilo alması çok önemliydi. Yani birinci hafta doktor kontrolüne gittiğimizde kayınvalideme "Bakalım bebek bakımından sınıfı geçebilecek miyiz?" dedim. Neyse kız kg almış herşey de yolundaydı. Ama ben kendimi o kadar sıkmıştım ki, şakır şakır ağlamama engel olmadı. İçimizin rahat etmesi açısından eve bebek terazisi aldık :)

3. Sarılık olacak mı, olmayacak mı?  Biluribin denen nane 3. ayın sonuna kadar beni çileden çıkardı. Evet Yaz biraz sarımtrak ve sürekli sınırlarda gezmekteydi. Fototerapiye girecek olması düşüncesi stresime stres kattı. Arada çocuk bize sarı geldiğinden ekstradan gidip biluribinini ölçtürmüş insanlarız. Hatta eve gelen bebek hemşiresi de alnından bir aletle baktığında, bir ara ondan almayı da kafaya takmıştım. En sonunda 2. ay kontrolünde doktorumuz "Anne sütü alan bebeklerde, 3. ayın sonuna dek anne sütü sarılığı olabilir." deyince bizde rahatladık. 

4. Bebeğe alışamama Babaannemin dediği üzere "Hiç de yoktu geceden bu da düştü bacadan" Normalde Yaz'ın beşiğini yatak odamıza benim yanıma koymuştuk. Bazı geceler uykuya dalması uzun sürdüğünden kayınvaldem de bana kıyamadığından "Ver ben içeride yanımda yatırayım." dedi ve deyiş o deyiş. Yaz ondan sonra ya babannesiyle ya anneannesiyle yattı. Geceleri  sadece emzirmeye, hatta sütü sağmamla beni uyandırmamaya bile başladılar. Bende biraz bebeğime alışamadım. Ama tabii ki suç bende :) Bir de hayatınıza tamamen size bağlı bir insan giriyor. Bebek bakımı konusunda da bilginiz sıfırsa hayat zor olabiliyor.

5. Sırt-bel ağrıları Biraz sezaryenden biraz da emzirmeye çabalamaktan oluşan ağrılar. Zaman zaman voltaren alınarak önlendi.

6. Kocanın içinden bir "ana" çıkması Doktor olduğundan da kaynaklı, evde sürekli "Final Destination" filmine yeni senaryolar yazılması. Haliyle annelerin ve taze annenin içine fenalıklar getirilmesi. Biberonla emzirdiğim sütü veririz, zehir veriyormuş gibi bakar. Emzik veririz, sanki öldürmeye teşebbüs ettik. Herşeye bir kulp, hereye bir laf. Yok efendim, "O neler görüyormuş bizim haberimiz var mıymış?" Valla doğruya doğru evde bir lohusa vardı ama o ben değildim :)
Duyduğuma göre erkeklerin çoğu böyle deliriyormuş. Şimdi biraz sakinledi neyse ki.

7. Emzirme sıkıntıları Bu tamamen ayrı bir post konusu ne siz sorun ne ben söyliyeyim :(

8. Ameliyat sonrası sıkıntılar Ameliyattan sonra dikiş yerimde enfeksiyon olduğu için antibiyotik kullanmak zorunda kaldım. Hem de iki kutu. Neyse sonra operasyonsuz bu dertten de yırttık :)

Aklıma gelenler şimdilik bunlar herkese sıkıntısız lohusalıklar dilerim :)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız benim için önemli..