12 Şubat 2016

Ek Gıda - BLW 101


Yaz henüz 3-4 aylık iken Zeynep bana BLW'den bahsetti. Yani Baby Led Weaning, o da şu demek oluyor ki bebek önderliğinde memeyi bırakma, bir manada bebeğin kendi kendini beslemesi. 

Hemen kafamda bir ampul yandı. Yani bebeyi ben beslemeyecektim de kendi kendine mi yiyecekti ?Bu bir mucize olmalıydı :) Zihnimde bebeğin ağzına sürekli kaşıkla yemek tıkıştıran anne görüntüsü bir an içinde canlandı ve yok oldu. Görüntünün yerini ise kendi yemeğini kendi yiyen mutlu ve uslu bir bebek almıştı. Hatta o hayalde güzel bir cafedeydik, biz yemeğimizi yerken bebem de kendince yemeğini yemekteydi :) Ayrıca ben de beslemekten kurtulacaktım ki tam benim gibi tembele göreydi :)

Oldukça kararlıydım BLW yapacaktım. Ne olursa olsundu, yapacaktımdı... "O Tabak Bitecek mi?" aldım okudum. Patates, havuç, brokoli, avokado ile başlayacaktım. Meyvesini dilimleyecektim... Herşeyi önüne koyacaktım tatlı tatlı yiyecekti :) "Mi" acaba?


İlk taşı doktor koydu. "Blw'yi destekliyorum, ama karma yöntem yapalım kilo alımı düşmesin" dedi. Allahım çok mutsuzdum, yüzümden düşen bin parçaydı ve de dokunsalar ağlayacaktım. Analara danıştım, gözlerini berlettiler "BLW yap, ben yaptım bebeğim kilo da aldı, bırak kendi yesin!" dediler. Gruplarda yazdım, "Yapmıyorum" desem dayak yiyeceğimden korktum. Meğer BLW yapmayanı dövüyorlarmış. O derece trend yani :)

Kocam "Üzülme sen yap BLW" dedi. Bende bu gazla BLW'ye giriş yaptım. Gittim önce tek kullanımlık masa örtülerinden aldım 2 rulo. Güzelce sandalyesinin altına yaydım. Meyvelerini (ya da haşlanmış sebzelerini) güzelce dilimledim. Önüne dizdim. Sırayla şu olaylar gerçekleşti;

1. Ağzına sokup çıkardığı her bir parçayı -nasıl başardıysa- koca örtünün tam sınırdan dışına atmayı başardı. (Yerden topladığım ekmek parçalarını koyduğum mutfak camını mahallenin tüm kuşları mesken tuttu)

2. Küçük bir obez olduğundan çeyrek Amasya elmasını ya da aynı büyüklükte diğer meyveleri falan ağzına tıkızlamayı başararak defalarca boğulma tehlikesi yaşadı. (Bende bu arada ara sıra panik atak geçirip renkten renge girsem de soğukkanlılığımı korumayı başardım)
3. O yere attığı meyvelerden -ya da sebzelerden- örtü sınırları içinde kalanları tekrar sudan geçirip önüne koymaktan fenalık geldi :) 
4. Mıncıkladığı yemekli ellerini önce suratına sonra gözüne sürerek gözlerini yakmayı başardı. Gözünde ekmek kırıntısı, alnında pekmez :) Oradan saçlarına geçerek kafasında havuç, brokoli, bonfile parçalarıyla mutlu mesut sırıtmaktaydı. 
5. Yine mıncıklı elleriyle sandalyesinin her bir yanını güzelce yapış yapış yaptı.

Hani ben bir şeye karışmayacak ve mutlu mesut gülümseyerek yemeğimi yiyecektim. Herşey koca bir yalanmış :) BLW benim gibi sabırsız ve tembel birine göre değilmiş. Yıka, sil, temizle ohohoo vallahi ben uğraşamam. Mutfağı 3 günde bir topluyorum. 

Ne yalan söyleyeyim anam babam usulü çok daha kolayıma geldi :) Yani şimdi benim kız haşlanmış sebze yemiyor, o sebzeleri parmak kalınlığında kes fırında pişir kim uğraşacak! Meyve desen normal hali sert geliyor. Onları her allahın günü kim fırınlayacak :) Hadi yumuşak olanlara amenna da o zaman da ortalık çok batıyor yaaa :)

Özetle ben bu işten çabuk vazgeçtim. Tam olarak vazgeçmedim de komple BLW yapmayı bünyem kaldırmadı. Bir de anneler falan geldiklerinde kadınlar ya da babalar kalp krizi falan geçirmesin diye normal yöntemler daha sağlıklı geldi. Yoksa her ne kadar siz BLW'den gitsenizde bir önceki jenerasyon yine kendi bildiğini okuyor. Tembel ben de onlar gelince köşeme çekildiğimden açıkçası işime geliyor.

Peki şimdi ne yapıyorum. İş bir an önce bitsin diyerek genelde kendim yediriyorum. Çok aç değilse veya vaktim bolsa ya da ben yerken oyalansın istiyorsam önüne koyuyorum kendi kendine takılıyor. Kendi de yiyor biz verince de... Şunu anladım ki BLW diye çok da kasmaya yıpranmaya gerek yok, bir şekilde kendiliğinden çözülüyor durum!


Sonuç olarak allah hepimizi "Ne BLW yapmıyor musun?" diyerek kem gözleriyle ezikleyen analardan sakınsın :)

Sevgiler








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız benim için önemli..